"Orospu Çocukluğu" kavramına yeni anlamlar yüklemekle meşguldu şu sıralar. Her şeyin başı olmak, her şeyin başında olmak istiyordu. Dünya onsuz olamazdı güya.
Ağzından, burnundan, gözlerinden, kulaklarından katran akıyordu; ama sorsan, en temizimiz oydu. Utanmazdı, tapanları da vardı bunun; onlar daha da utanmazlardı. Şeref, onur; onlara göre, ona göre "bilmem ne"ydi; bilmezler neydi?
Huysuz bir ihtiyar, beton kafalı bir direkti. Televizyonlar onu göstermeliydi, radyolar onu dinletmeli, gazeteler onu okutmalıydı; yoksa huysuzlanırdı. Uyuşturucu gibiydi; ona ne kadar maruz kalırsan, kafanı o kadar çok boşaltırdı.
Eski kafalı bir davardı. Dedelerinin işe yaramaz kemikleriyle torunluk taslardı. Yararsız gördüğü zaman gerekirse onları da çöpe atardı, yer bulamazsa da götüne sokardı. İşine gelecekse eğer, onları koyduğu yerden çıkartır, üstüne bir de yalardı.
Yalan, dolan, hile, hurda...; onların da başıydı. İnsanları aldatan masallarla bir kez de kendi aldatırdı insanları. Yalanlarının üzerine eklediği kutsal sos da zaten asırlardır mest etmekteydi nice safları.
Ölmem zannederdi; ama firavunlar da gün gelir ölürdü. Ölürdü ölmesine de yaptıklarını da ödemeliydi. Öldükten sonra değil, yaşarken hesap vermeliydi.
Zamanı Geldi
- [Ana Sayfa]
- Sensiz Sessizlik
- Algıda Bir Arıza
- Çıkarım
- Yavşak Sarmaşık
- Kör Kartalın Av Düşleri
- Gereksiz Tecrübe An(ı)ları
- İşkence Odası
- Bir Mucizenin Katli ya da Hakikatli Bir Arınma Teşebbüsü
- Travma
- The Thrill is Gone
- Düşümden Düşenler
- Kan Gölü
- Ötürük Bombası
- Ses, Deneme, 1-2
- Yokluğunda Hazan
- Kino
- Yokluk
- Güney Cenahından
- Rüya Tasviri
- Hayvan Herifler
- Sen gittin...Neyse...
- Gölge
- Düşündüm de
- Toprak ve Sen
- Ne Tanrılar Bekledim Zaten Yoktular
- Olmak ya da Olmamak
- Firavun
- Sudan Gelen
- Kar ve Kara
- Oldu, Olacak mı?
- Zamanı Geldi
16 Ocak 2015 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder