Tamam; iyi, hoş da... Yani... Gerçekliği konusunda şüphelerim var. Şart mı? Saçma lan. Gerçi anlamlandırma konusunda da sıkıntılar var; algılar bu kadar çeşitliyken; anlam aramak, yahut kavrama bir don biçmek, sıkıntılı olacaktır zannımca; bu aşikar. Hatta illa bir don biçilmeli mi? Biçsek, biçilen bunu beğenecek mi? Yoksa ortak algı meselesinden dolayı herkesçe iğreti mi görülecek bu durum. Yeni bir don... Yeni bir don... Mesele şu ki; birçok kafa karışmayacak, azına hoş gelecek hatta bu karmaşa.
Mozaiğin üzerindeki bukalemun ne ederse artık. Hepsine de uymalı ve silikleşmeli mi? Yoksa kendi olup o renk curcunasında dahi farkını gözlere mi sokmalı? Bukalemun buna çabalar mı, yoksa çaresiz kalıp beceremez ve kendi olarak mı kalmaya çalışır; tartışılır. Olamadığından mı, olmak istemediğinden mi? Asil olan çok mu belli? Ya da kimin umrunda, hem kime göre asil? Bu çaba, sancı doğuracak elbet. Sancıyı çekmemek için hiç kafa yormama da bir tercih tabii. Neticesi nasıl acep?
Zamanı Geldi
- [Ana Sayfa]
- Sensiz Sessizlik
- Algıda Bir Arıza
- Çıkarım
- Yavşak Sarmaşık
- Kör Kartalın Av Düşleri
- Gereksiz Tecrübe An(ı)ları
- İşkence Odası
- Bir Mucizenin Katli ya da Hakikatli Bir Arınma Teşebbüsü
- Travma
- The Thrill is Gone
- Düşümden Düşenler
- Kan Gölü
- Ötürük Bombası
- Ses, Deneme, 1-2
- Yokluğunda Hazan
- Kino
- Yokluk
- Güney Cenahından
- Rüya Tasviri
- Hayvan Herifler
- Sen gittin...Neyse...
- Gölge
- Düşündüm de
- Toprak ve Sen
- Ne Tanrılar Bekledim Zaten Yoktular
- Olmak ya da Olmamak
- Firavun
- Sudan Gelen
- Kar ve Kara
- Oldu, Olacak mı?
- Zamanı Geldi
8 Mayıs 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder