8 Mayıs 2011 Pazar

Bir Mucizenin Katli ya da Hakikatli Bir Arınma Teşebbüsü

    Vertigonu bile bile niçin çıktın dam ucuna? Zorun neydi? İntihara yeltendin de; atlamayıp, marazınla düşünce işin günahını yaradılışına mı yıkmak istedin? Bunu bile bile oraya çıkmak zaten intihar mı; düşmediğinde bu bir arınma mı, ya düştüğünde? Neden çıktın ki oraya; bir çocuk gibi kelebek mi kovaladın, yoksa senin kelebeğin her neyse; onun peşinden mi gayba gark oldun? Yoksa bir fare miydi? Hayır canım kedidir kedi. Yoksa sen bilinçli bir balık mıydın? Sonucu bile bile oltaya atladın. Belki de tutan geri atar seni, belli mi olur. Gerçi unda kızarma ihtimali de var. Onu sevmezsen araya patates, soğan atarız. Neticede "Ben bu hallere düşecek balık mıydım? Ben o balık mıydım?" soruları da ihtimal dahilinde. Yoksa arınma bu mu?

    Hala damdasın, başın döndü diyelim; hissettiğin en son şey, o tatlı duygu mu? Başka zaman olsa lanet edersin, şimdi isteyen sensin. Peki o baş dönmesi seni kustursa ne olacak? Kafadan ayağa kusmuk olan insanlar sana lanet edecek. Sen de dersin belki: "Ben düşseydim, benden çıkan yerine; daha mı iyiydi?" Senden çıkan da sana benzer, derlerdi; kendileri hiç çıkarmamış gibi. Lan sus; ben kendimi düşürmeye çalışıyorum, sense benden düşenlere kafayı taktın.
 
    Belki de düşerken bir kuş uçar altından, alır seni üstüne. Aksilik bu ya; uçan kuş, deve kuşuymuş. Tüm deve kuşluk tarihinde uçabilen tek deve kuşu birkaç saniyeliğine havalanabilmiş, o da seni bulmuş. Bu sefer olursun onunla tepe taklak. Ama havada boğazına, o uzun ince boğazına yapışırsın; "Ulan intiharımı murdar ettin." diye. O, yere düşmeden ölür tabii.Sen hala havadasın; bir deve kuşu katili olarak. Son saniyelerinde bir katilsin. Böyle ölmek ister misin? Ya da yaşayıp arınmayı mı arzu edersin?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder