11 Mayıs 2015 Pazartesi

Kar ve Kara

    Çırılçıplak uyanıyorum evrenin dünyaya uzak bir ucuna. Ellerim boşlukta, ayaklarım da; kafamsa bomboş. Kalbimde bir can havli, her zerrem artık "ben" gibi. Tek düşünebildiğim, ne düşünmem gerektiği. Korkudan mı oluyor bu, sevinçten mi, yoksa cehaletten mi?

    "Tanrı sessizliği" şimdi daha anlamlı; evren artık "ev" gibi. Gölgem bir karadeliğe düşüyor. Üşümem gerek. Bu yaşananlar ölümden mi, rüyadan mı, yoksa aşktan mı? Bu delikte varlık da birdi, yokluk da. Üşümüyorum. Belki biraz korkuyorum. Gözlerimi kapattım, açamıyorum.

    Kim bilir ne kadar zaman geçti.

    Belki de daha yaşamadım.

    Uyanıyorum dünyaya; vücudum karlar altında. Ellerimi hissetmiyorum, ayaklarımı da; kafam yine bomboş. Pripyat artık vatan toprağı, diyor Marslı bir yoldaşım. Uzak, diyorum; artık çok uzak. Merak etme, diyor Marslı yoldaş:
 
    "Sadece gözlerini kapa.".