Lastik top nasıl seçilir?
Bu işi bakkala tek başınıza giderek yapmayın sakın ha. Siz varıp filedeki en iyi topu seçseniz bile, o top maça girdiğinde arkadaşlarınız, o kusursuza illa bir kulp takacaklar ve sizi alaycı bir gazaplar silsilesine maruz bırakacaklardır. O iş öyle yapılmaz. Bu işin de bir usulü var; yanınınızda asgari üç kişi olacak. Azami sayıyla da gitmeyin, bu sefer de bakkal amcanın gazabına uğrarsınız. İşin teknik kısmını siz halledeksiniz, arkadaşlarınız ise olaya gözlemci sıfatıyla katılacak ve topa düzlük-çaplık puanı verecekler. Arkadaşınızın biri sorar: "Yahu Hasan; şimdi biz bu topun yarıçapının, tüm yüzeye eşit mesafede olup olmadığını nasıl anlayacağız?" Şaka şaka; kim, nerede öyle soruyor? Birisi bu soruyu sorsa adı mahallede "Çapsız" a çıkar.
Soru açık: "Bak bağalım çap mı, düz mü?"
Bunu anlamanın tek dallı iki budaklı basit bir yolu var: Topu çevirmek. Çevirmek dediysem öyle, yerde fırıldak gibi çevirmek değil. (Bir dakika belki bu şekilde de anlaşılabilir. Neyse bildiğinden şaşma.) İlk çeviriş topu havaya atarken olacak. Atarken hop çevirdin, iyi bak (Gerçi arkadaşların bakıyor, o yeter.); top havada yalpa yapıyor mu? Ya da tutmaya çalışırken zorlanıyor musun? Bu iki soruya cevabın "Evet" ise o topu fileye yolla; o toptan hayır gelmez. İkinci yolda ise topu yine çevirirsin; ama bu sefer yere paralel olacak şekilde, topu tekrar sana dönecek şekilde karşıya fırlatırsın; haliyle çevirerek. Bu sefer de iyi bak (arkadaşların da baksın); top sana gelirken hep eş hızda mı? Top; yamuksa, hafif yükseliş ani düşüş gibi bir istikrarsızlık gösterecektir; düzse, bir kuş gibi süzülüp kucağına düşecek ve sana itaat edecektir. İşte maçlarda bulunması gereken top, o toptur. O topu aldığın gibi kaç, parasını ödemeyi de unutma! Artık kıymetlin patlayana kadar zevkten zevke gark ol, eğlen, coş. Peki patladığında ne cacık yiyeceksin?
Patlayan plastik topa nasıl acil müdahalede bulunulur?
Diyelim ki biricik lastik topunuzda küçük bir delik açıldı. Dileyelim ki o sırada evinizin yakınında olun. (Cebinizde sabun taşıyorsanız ayrı tabii.) Bir kere şunu kabullenin; artık o topun bir ayağı mezarda. Delik açıldıktan sonraki ilk dakika içinde bir şeyler yapmazsanız o topu itin mezara gitsin. Peki böyle bir durumda topumuzun ömrüne nasıl ömür katılır, arkadaşlar olarak topumuzun zevki nasıl uzatılır; anlatayım. Öncelikle hava kaçağını ilk hisseden arkadaş tebrik edilir; kolay iş değil öyle hacmî değişime uğramadan o topun hava kaçırdığını hissetmek. Hemen deliğe baskı uygulanır. Bulmak zaman alır, demeyin; tecrübe sahipleri kendi delmiş gibi bulur o deliği. Hatta belki de kendi delmiştir. Neyse... Parmak delikte eve koşulur ve lavaboya gidilir. Topu suya tutup deliğe şöyle bir sabun zerk edilir. Tamam sabunlama işini fazla abartmayın, oraya topu temizlemeye gitmediniz. E n'oldu? İşte delik kapandı. O da sizi götürebilirse maçın sonuna kadar götürür, yoksa maç tatile girer. Bu saydığım müdahale aşamaları da en fazla iki dakika sürmelidir ha. Dışarıda sizi bekleyen arkadaşlarınız var; terleri soğumadan tekrar sokağa dönmelisiniz, ona göre. Ha büyük bir adilik yapıp sokağı da topu da sallayıp evde kalmak da seçenektir. Ama iyisi mi siz o top kadar adi olmayın, eğlenceye devam.
Şu notu da düşmek isterim: O zamanlar bulamıyor muyduk, yoksa aklımıza sabun geliyordu da o mu gelmiyordu; neden capon yapıştırıcısı ya da bali kullanmıyorduk, bilmiyorum. Belki de sabun tecrübeyle sabitti de diğerleri oynaktı; mümkün. (Hadi lan sabun tutacak da capon mu tutmayacak, üstüne bir de kağıt sallasan onun, eskisinden de iyi olur.) Bu mühim ve gelecek çağlara aktarılası meseleyi de anlattıktan sonra son maddemize gelelim artık. Bu über ötesi olayı harbiden denedik ve çok verimli sonuçlar aldık. Nedir o?
Patlayan meşin topun içine plastik top nasıl tıkılır?(Çocuklar bunu evde deneyebilir.)
Bu tekniği kim bulduysa eli öpülesidir. Belki de ortak bir ilhamdı; çünkü tüm ülkeye (Ben mi öyle zannediyorum?) kısa bir dönemde yayıldı. Öyle tek bir kişiye maledilecek mucit marifeti gibi de durmuyor zati.
Gerekli malzemeler:
1 Adet patlak meşin top.(Psikopatsanız sağlam top da olabilir.)
1 Adet düz plastik top.
1 Adet pompa (Ya da nefesi kuvvetli bir babayiğit; tamam kabul, bu faydasız.)
1 Adet bisiklet sibobu (Pompanın ucuna direk takın bunu.)
1 Adet vida
Bi tene de piçah
Şimdi patlayan meşinin deliğini falan bulmaya çalışmayın; gerek yok. Topun sibop kısmını ufak bir daire oluşturacak şekilde kesin. Anahtar gereç vidayı, plastik topun sibobuna çevirerek iteleyin. Vidanın sibobu çekebileceğine kani olduktan sonra anahtar gerecimizi dışa doğru sıkıca çekin. Panik yok, üzülmeyin de; kaçan hava topunki olsun. Şimdi; plastik topu, yaş çamaşırın suyunu sıkar gibi evire çevire sıktıktan sonra az önce meşinde açtığımız delikten sokalım. Evet, artık oldu sayılır. (Ben bunu hala ciddi ciddi niye anlatıyorsam?) Bu aşamadan sonra, bir kişi pompayla plastik topa hava üflerken diğer bir kişi de ucunda sibop olan vidayı hazırda bekletmelidir. İşin sonunda, yeterli havaya ulaşıldıktan sonra saliselik bir çabuklukla pompa çekilmeli ve çıkardığımız plastik top tıpası vidayla yerine takılmalıdır. Vidayı da çıkardığımız da top artık tekmelenmeye hazırdır. Hayırlı olsun. Yalnız şunu da unutmamak lazım: Artık o vurduğunuz top ne o eski meşin topunuz ne de o adi plastik topunuzdur. O artık bambaşka biri; ağır mı ağır, sert mi sert. Siz gidin günde iki tane plastik top patlatın ama yine de plastikle oynayın. Yoksa aman deyim, o deney hayvanıyla futbol hayatınız bitebilir. Daima plastik.
Aslında şunu da irdelemeyi çok istedim ama....
Kaleciler plastik topla çekilen şuta nasıl karşı koyabilir?
Bilim çözemedi bu sorunu, ben mi kafa yorayım. Bu meseleyi küçükken çok düşünüp de büyüdüğünde kaleci eldiveni yerine deli gömleği giyen çok adam var. Bu böyle kalsın.
Milenyum öncesi sokak bebelerine selam olsun.
